Türkçeye KARDEŞ olarak çevirebileceğimiz BRAT filminin senaryosu ve yönetmenliği Aleksei Balabanov tarafndan ait. Rusya dışında çok sesini duyurmamış ama Rusya içerisinde hatırı sayılabilecek bir şöhrete sahip bir yapım.
BRAT 1997 yılında çekilmiş olsa da sadece Rusya değil tüm Post-Sovyet blokunu kapsayan bir konuyu ele alıyor: organize suç. Filmin de açıkça gösterdiği gibi 1991 sonrası kapitalizmin kucağına terkedilen Rusya’da hayat pahalılığı üst seviyeye çıkmış en basit gereksinimlere ulaşmak bile neredeyse imkânsız bir hale gelmişti.
Bu atmosfer ana karakteri ve ana karakter üzerinden dönemin Rusya’yı sunacak kilit bir mercek rolünü oynar. Filmin ana karakteri Danila, doksanlı yılların sonunda Çeçen Savaşından yeni dönmüş bir asker olarak bulunduğu kaosun içerisinde kendisine yol çizmeye çalışır. Bu yolculuğun içerisinde kendisini eski Leningrad sokakları içerisinde organize suçun içerisinde bulur.
Ülkemizin ve Hollywood sinemasının güzellemeden duramadığı mafyacılık hikayelerinden farklı olması ile BRAT kendisini ayırıyor. Film içerisinde şiddet sıradan bir unsur olarak var oluyor. Tıpkı günümüz dünyasında ya da doksanlar Rusya’sında olduğundan farksız bir biçimde. Şiddetin ve çürümenin sıradan bir şekilde aktarımı ekran karşısındaki izleyici her ne kadar rahatsız etse bile filme etkileyici olma özelliğini kazandıran kritik bir unsur görevi oynuyor.
Filmde kameranın filtresiz çıplaklığı ile sunduğu görüntüler, Nautilius Pompilius gibi dönemin popüler gruplarının besteleri ile seyirciye aktardığı her şey Rusya’nın Kapitalizm ile tanışmasından sonra oluşan bir bütünüdür aslında. Bakımsız apartmanlar, umutsuz bir yaşam ve en önemlisi suçun normalleştiği geleceğin gençlik bulanıklaştığı bir hayat. Brat bu konuda sadece bir suç filmi değil Post-SSCB coğrafyasının içinde olduğu durumu aktaran bir belgesel rolünü oynar.
BRAT, Rusya’da Kapitalizmin etkilerini gösteren bir film. Sosyalizmden “kurtulmuş” bir Rusya’da hayatı göstermesi ile önemli bir eser.

